Bırakın yeni dostluk kurmayı, eski dostluklar bozuldu. Herkes belli bir görüşün cephesine geçti ve diğerlerine saldırmaya başladı.
Kendimden bir örnek vereyim. Birlikte askerlik yaptığım can ciğer dostumla artık selamlaşamıyorum. O kadar badireyi beraber atlattık, farklı siyasi görüşlerimizi birlikte değerlendirdik. O alevi olduğu için önyargılı davrananlara ben karşı durdum. Ben İmam Hatipli olduğum için önyargılı davrananlara O karşı durdu. Aynı siyasi görüşleri paylaştığımız kişilerle böyle dostluğumuz olmadı. Mesele siyasi görüş değil, vatanın menfaatleri ve kişilik uyumuydu. İkimizinde siyasi görüşe sahip olmamızın nedeni ortak ; ülkemiz için en iyi olanı istememiz. Bu çerçevede tartıştığımız için sorun değil çözüm odaklı olunur ve tatlıya bağlanırdı. Arkadaşımın vatanperver olduğundan şüphem yok, bu ülke için gözünü kırpmadan savaşacağından eminim. Suriye ile savaşa karşı ama savaş çıksa benden önce ve önde cepheye koşacağını biliyorum. Bu kadar iyi dost olmamıza rağmen ne acıdır ki şimdi görüşmüyoruz. Konuşunca birbirimizi kırıyoruz. Neden mi, malum" gezi olayları" ile başlayan "siz aslında kardeş değil düşmansınız" saçmalığı yüzünden. Halbuki bizim kardeşliğimiz yüzyıllar öncesine dayanıyor. Bize kardeş değilsiniz diyenler ise bu kardeşliği bozmaya çalışıyor.
Bunu yaşayan bir tek biz değiliz, bir çok kişi yaşıyor, hatta şu an bu yazıyı okuyanın bile benzer durumu olabilir.
Tıpkı 80 ihtilalinden önceki gibi, kardeşler bile düşman oldu. Farklı bir şeyler olmadı, o her zamanki oyunlarını oynadılar ve hokus-pokus, aynı ülkenin evlatları birbirine düşman.
Çorum ve Maraş'ta oynanan oyunlar bugün Hatay'da oynanıyor. Senaryo aynı sadece oyuncular ve figuranlar farklı.
Bütün analizleri, stratejileri falanı filanı bir kenara bırakıp sadece kadim dostluğumun bitme noktasına gelmesinden bile almam gereken tek ders şu, tüm bunlar bizi bitirmek için yapılıyor ve tek doğru buna karşı durmak. Nefret içeren yazılar yazmamak, tweetler atmamak ile başlayabilirim. Nefret ve kin dağıtmak yerine hoşgörü dağıtmaya çalışmalıyız. O eylemlere katılarak ülkesi için iyi bir şeyler yaptığına inanları daha çok kızdırıp iyice yanlışın içine sürüklemek yerine, onunla oturup bir çay içebilmeliyiz. Onlara nefret aşılayanlara fırsat vereceğimize biz onlara elimizi uzatabilirsek barışı tesis edebiliriz. Emin olun o zaman onlarda bu oyunun farkına varacaktır. Ben de eski dostumla bir çay içerek başlamak istiyorum, tıpkı eski günlerdeki gibi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder